1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Çocuk İstismarı ve İhmalkârlık | İstismar Tipleri

Çocuk İstismarı ve İhmalkârlık | İstismar Tipleri

featured

Çocuk istismarı ve ihmalkârlık sorunu çok uzun yıllardan beri süregelen bir sorundur. Her ne kadar günümüzde gelişmişlik düzeyi artış gösterse de bu konuda halen eksiklikler bulunmaktadır. Bilgi kirliliğinden uzaklaşmak ve adımları takip edebilmek adına Çocuk Hakları Sözleşmesi okunmalıdır.

Çocukların bakımını üstlenen kişilerin çocuk üzerinde hâkimiyet kurma çabasında olmaktadır. Bu durum haliyle çocuğun gelişiminde ve geleceğinde büyük sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle çocukların maruz kaldığı olumsuz davranışları iyi bir şekilde tespit etmek gerekir. Aksi takdirde çocuklarda istenmeyen eğilimler görülme olasılığı çok yüksektir.

ÇOCUK İSTİSMARI NEDİR?

İstismarının kelime anlamına bakarsak; kötü muamele, çocuğun sağlığına, yaşamına, gelişimine ve değerine zarar verebilendir. Çocuk istismarı nedir sorusunun en net yanıtı; sadece cinsel taciz neticesinde ortaya çıkmamasıdır. Fiziksel veya emosyonel olan kötü davranış, çocuk ihmali ve ticari çıkarda çocuğun kullanılmasıdır.

*Emosyonel: Akıldan çok duygulara seslenendir.

İhmal denilince ilk olarak yapılması gerekenlerin yapılmaması akla gelmektedir. Çocukların barınma, beslenme, giyinme, eğitim ve sağlık imkânlarının sağlanmasının dışında yeteri kadar ilgi ve sevgi görmeleri, şiddet olmayan ortamlarda yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle Çocuk istismarı ve ihmalkârlık, sanıldığı kadar basit bir konu değildir. Detaylı bir araştırma gereklidir.

İstismar Tipleri Nelerdir?

  • Fiziksel istismar
  • Duygusal istismar
  • Cinsel istismar
  • İhmal etmek

Fiziksel İstismar Nedir?

Fiziksel istismar, çocuğa bakmakla yükümlü kişinin yaralamak suretiyle fiziksel şiddette bulunması durumudur. Ayrıca bunlar; dövme, darbelemek, tekmelemek, ısırmak şeklinde olabilmektedir.

İstismar sonucunda; kemiklerde kırılma, kanama, çürük, yanık ve zehre maruz kalma ortaya çıkabilir. Çocuk sağlığını ve gelişimini kötü etkileyen, kazadan farklı yaralanma ya da cezalandırmanın sonucunda fiziksel istismardan söz edilmektedir. Fiziksel istismarın belirtileri nettir; süregelen yaralanmalar, yumruk – tekme izleri, yanıklar, kırıklar, ısırıklar, ciltte soyulmalar ve döküntülerdir.

Protect your children wherever they are

Çocuk istismarı ve ihmalkârlık maruzu olan çocuklarda çeşitli davranışlar görülmektedir. Çocuklarda çevrelerindeki kişilere karşı çekingen ve korkak görünebilirler. Anne – baba ya da güvendikleri kişi/kişilerden ayrı kalmak istemeyebilirler. Okula gitmek, arkadaşlarıyla görüşmek istemeyebilirler. Bu tarz durumlarda saldırgan davranışlar sergileyebilirler. Depresyon, kendine güvensizlik ve kaygıda bulunabilirler, kendilerine zarar verebilirler.

Duygusal İstismar Nedir?

Çocuğa bakmakla yükümlü kişilerin çocuk üzerinde duygusal baskı şeklinde davranışlarda bulunmasıdır. Ebeveyninin ya da çevresindeki diğer yetişkinlerin, çocuğun yetenekleri üzerinde;

• İstek, beklenti içinde olmaları,

• Saldırganca davranmalarıdır.

Duygusal istismar, iki şekilde ortaya çıkar; pasif ve aktif.

  • Pasif duygusal istismar: Çocuk duygudan yoksun kalma, görmezden gelinme, değersiz hissettirecek davranışlara maruz kalma, yeteneklerini, kişiliğini anlayamama durumlarını yaşıyor.
  • Aktif duygusal istismar: Bilerek çocuğa zarar veren bir davranış biçimidir. Üstelik reddedilme, alay edilme, küçümsenme, korkutulma, teröre maruz bırakılma, tehdit edilme, hırsızlık ve yalan söylemeye teşvik edilme gibi davranışlar sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle çocuk istismarı ve ihmalkârlık maruzu çocukların özel bir destek alması gerekmektedir.

Duygusal İstismarın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

  • Kısa süreli etkileri: Tedirginlik, suçlu hissetme, kaygı, korku, utanç, süreli ağlama, göz göze gelememe durumları oluşur.
  • Uzun süreli etkileri: Aşırı tepki, istismar uygulayan kişiden kaçma isteği, kötü davranışta bulunma, saldırganlık, yanlış yapacağım kaygısı duyma, eleştiriden kaçma durumları oluşur.

Duygusal istismarın bir diğer görünmeyen yüzü çocuk bakımı sırasında uygulanılıyor.

Cinsel İstismar Nedir?

Çocuğun, çocuktan yaşça büyük birisi tarafından cinsel doyum amacıyla zorla veya inandırılarak kullanılmasıdır.

Cinsel istismar, çocuğun özel bölgeleri dediğimiz; göğüs, kalça, genital bölge, dudaklara dokunmak, okşamak ve öpmek gibi eylemleri içerebilir. Yetişkin kişi, bunları çocuğun kendisine yapmasını da isteyebilir. En ileri aşama olan tecavüz durumlarıyla karşılaşabiliriz. 

Çocuk istismarı ve ihmalkârlık, sözlü tacizle kalmamaktadır. Dokunma olmadan yapılan cinsel istismarlardan birisi de çocuğa sapık diye adlandırdığımız materyaller izletmek, açık saçık konuşup çocuğu tahrik etmeye uğraşmak, çocuğa yasaklı fotoğraflar göstermek, fuhuşa yöneltmek gibi eylemlerle de olabilir.

Çocuklar her zaman sadece yetişkinler tarafından cinsel istismara uğramayabilmektedir. Yaşıtları veya kendinden 4-5 yaş büyük ve beden ve güç açısından üstün, kontrolü elinde olan bir kişi tarafından da cinsel istismara uğrayabilmektedir.

Çocukların yaşlarına uygun bir anlatımla onlara özel bölgeleri ve “Dokunma Kuralını” açıklamak gerekmektedir. Dokunuşları iyi ve kötü dokunuş olarak ikiye ayırabiliriz.

İyi Dokunuş:

  • Anne ve babanın sevgi ile sarılıp, öpmesi.
  • Akrabaların ve yakın çevrenin kısa, sevgi dolu sarılması, elini sıkması,
  • Çocuğa temizlik, bakımı ve sağlığı için ebeveyn kontrolünde doktorun dokunmasıdır.

Kötü Dokunuş:

  • Çocuğun canını yakan dokunuşlar,
  • Dokunuş sonrası tehdit edilip “sır” kalmasına ısrar etme,
  • Dudakların öpülmesi, özel bölgelere dokunma-okşama, tokat atma,
  • Çocuğu rahatsız eden, korkutan ve istenilmeyen her dokunuş kötü dokunuştur.

İhmal’in ne anlama geldiğini iyi kavramak gerekir. Aile ve çocukta farkındalık olması beklenen bir durumdur. Çocuk ihmale neden uğrar, neden böyle bir ortamda yer alıyor, ihmale uğrayan çocuk için neler yapmak gerekir düşünmek gerekir. Bu durumda yetkililer daha sıkı çalışmalar hazırlamalıdır.

Çocuk istismarı ve ihmalkârlık konusu günümüzde çok fazla gündeme gelmektedir. Çok sık karşılaşılan ihmal durumunu önlemeye çocuğun çevresindeki kişilerden başlamalıyız. Bütün çocuklar anne ve babası ile yaşayamamaktadır. Çocukların bakımı, giyimi vb. ihtiyacını karşılayacak bir aile büyüğü var olabilir. Bu kişiler ile iletişime geçilerek ve gözlem yapılmaktadır. Bunun sonucunda gözlem sonucuna göre bir yol izlenmelidir.

İhmale uğramış bir çocuk üzerinden gidecek olursak;

  •  Beden ve ruh sağlığı açısından baktığımızda, çocuğun alması gereken besini alamaması, gerekli temizliğinin yapılamaması durumunda bir hastalık söz konusu olabilir. Bundan dolayı da gelişiminde aksaklıklar meydana gelecektir. Derslerinde düşüşe, enerji düşüşüne sebep olacaktır.
  •  Güvenli bir barınma ortamı yoksa çocuk yerini yurdunu bilemeyebilir ve sığınacak bir yer arayabilir. Tanımadığı kişilerin himayesi altına girme isteği oluşacaktır. Evden, okuldan, yaşadığı durumdan kaçma eyleminde bulunabilir. Kendince ilk güvendiği kişiye gitme ya da küçük yaşında kendi ayaklarının üzerinde durma düşüncesiyle hareket edebilir.
  •  Çocuk için her ortamda her şekilde oyun bir sosyal ihtiyaçtır. Sosyal bir ihtiyaç başlığı altında tanımlanan oyun; bilişsel, zihinsel, kişilik ve ruhsal gelişimi etkileyen bir faktördür. Oyun, çocuk için bir hayal dünyası, kendini bulduğu bir dünyadır. İşte bu noktada önemli olan çocuğa destek olmaktır. O oyun ortamının sağlanması belki de çocuk ile birlikte oyun oynamak çocuk için çok kıymetlidir.
  •  Mevsimlere göre uygun giyinmesi çocuğun sağlığı açısından da önemlidir. Yaz mevsiminde kalın ve yünlü kıyafetlerin giyilmesi uygun düşmez. Eğer ki çocuk böyle bir şekilde giyinmeye zorlanılırsa veya mecbur bırakılırsa hastalığa sebep olabilir. Sıcak aylarda kalın giyinmek çocuğu daraltacağı için ruhsal açıdan da bir depresiflik görülebilir.
  •  Eğitim her insan için önemlidir. Kişi kendini geliştirdikçe, okudukça ve öğrendikçe zaten kendini bulacaktır. Ayrıca hayatına yön verecektir. Yaşıt kişiler ile uygun ortamda, uygun koşullarda eğitim sağlanmalıdır. Eğitimi eksik kalan bir çocuk bu imkânlardan yoksun kalacaktır.
  •  Aile tarafından ihmal edilen çocuk başka insanlara sığınma talebinde bulunabilir, tanımadığı kişilerin isteklerini reddedemez ve gerçekleştirir. Bu durum; çocuğun istemeden yaptığı, aileden kaçış olarak gördüğü mecburi kötü yolu seçmesine itecektir. Bunu aile dışında fark edecek ilk kişi çocuğun öğretmenleridir.

Öğretmene düşen görev aile ile iletişime geçmek, gerekli tespitleri yapmaktır. Çocuk istismarı ve ihmalkârlık konusunun önüne geçmek için en önemli adımlardan bir tanesidir. Öncelikli olarak yetkili kişilere ve yetkili kurumlara başvurulmalıdır. Peki, bu başvuru yapıldığı takdirde ne yapılabilir?

İlk önce çocuğa bakmak ile yükümlü kişi açısından ele alalım:

  1. Çocuğun eğitiminde yaşanan aksaklık varsa bakmak ile yükümlü kişiye bunun cezası olduğunu bildirmek gerekir. Çocuğun okula gitme gereksinimindeki sebepler açıkça şekilde anlatılmalıdır.
  2. Velilere ücretsiz seminerler sunulmalıdır. Hatta belli dönemlerde kısa kısa eğitimler vererek ve eğitim sonucunda belli aralıklarda yetkili kişilerce çocuk ve aile kontrol edilmelidir.
  3. Çocuk ve aile birliğini sağlama adına ortaklaşa oyunlar oynatmak denenmelidir. Bu oyunlar evlerde veya seçilen bir ortamda oynanmalıdır.
  4. 18 yaşına girmiş herkese gerekli ebeveynlik bilgileri verilerek istenmeyen gebeliklerin önüne geçilmelidir.
  5. Aile planlaması hakkında eğitimlere katılımları zorunlu hale getirmeliyiz. Ayrıca anne-babalığa hazır olmayan kişiler acele etmemeli ve çocuk için gerekli ortam hazırlandıktan sonra aile birliği sağlanmalıdır.

Çocuk açısından ele alacak olursak;

  1. Öğretmeni tarafından durumu fark edilen çocuk için;

-Ritim derslerine yöneltmek onu rahatlatacaktır,

-Beden eğitimi derslerine katılımını sağlamak gerekir,

-Deneme tarzında serbest yazılar yazmasına teşvik etmek gerekir. Böylelikle çocuk kendini yeteneklerini keşfetme yollarını bulmuş olacaktır. Böylece çocuk, yaşadığı durumdan kısa bir an dahi olsa uzaklaşacaktır.

2. İhmal edilen çocuğa hissettirmeden gözlem yaparak durumunu anlamaya çalışmalıyız.

3. Çocuk ile konuşmalıyız ve konuşturmalıyız. Güven ortamı sağlayarak düşüncelerini bizimle paylaşmasını sağlamalıyız. Çocuğa bakan kişi hakkında bilgiler toplamalıyız. Çocuğa belli etmeden çevresindeki kişilerin hakkında bilgi toplamalıyız. En güvendiği ve en korktuğu kişileri öğrenmeliyiz. Neden o kişiye güveniyor ya da neden o kişiden korkuyor, bunun sebeplerini öğrenmek gerekir.

4. Yaşıtlarının bulunduğu ortamlara girmesini sağlamalıyız. Kendi alanını yaratmasını sağlamalıyız.

5. Kızgın, kırgın olduğu, değersiz hissettiği anlarda kendisinin sakinleşeceği ortamlar yaratması için önerilerde bulunmalıyız. Mutlu ve huzurlu olduğu zamanlarda da bu anın geçici olmadığını, süregelen bir şey olabileceğini, daha sonra kötü şeylerin olmayabileceği bilgilerinin verilmesi ve anı yaşamasını önerebiliriz.

6. Çocuk ve bakmakla yükümlü kişi/kişiler arasında hala bir sıkıntı bir sorun arz ediyor ise gerekli mecralara başvuru yapılacaktır. Tüm çocuklar için en uygun ve en olağan karar alınır.

Çocuk İhmalinin Fiziksel, Cinsel ve Duygusal Durumları

İstismar ve ihmali arttıran etmenleri gün yüzüne çıkaran, genellikle gelişimsel sorunlar ile ilgilidir. İstismarcı anne – babaların özellikleri, bunların yaygın toplumsal sorunları ve ailedeki fiziksel ve ruhsal hastalık seviyesindeki yükseklik çocuğun gelişimini tehlikeye atar. Çocuk istismarı ve ihmalkârlık olasılıkları üzerinden bu durumları takip etmek gerekmektedir.

Fiziksel istismarların öteki istismar tiplerinin içerisinde tanımlanması ve belirlenmesi en kolay olanıdır. Duygusal istismar daha karmaşıktır. Saatlerce bir odada hapis olan veya sürekli sözlü olarak saldırıya uğrayan çocukta kırık kemikler ya da çürükler oluşmamaktadır. Ayrıca çocuğun büyümesi, gelişimi ve davranışları da olumsuz biçimde etkilenmektedir. Bu durum bizleri olası bir istismar konusunda önemle uyarır.

Çocuk ihmali ve istismarını özellikle biz çocuk gelişimciler olarak önlemeliyiz. Peki, neden bunu yapmalıyız?

  • Fazlaca görülen bir durumdur ve yeni neslin sağlıklı bir toplum olması için,
  • Çocuğun tanımadığı ve güvenilir olmayan kişiler ile olan iletişimini engellemek için,
  • Alkol ve madde kullanımından uzak tutmak için,
  • İhmal ve istismar sonucundaki ölümleri engellemek için,
  • Depresyon, kişilik bozukluğu, başarısızlık, suç işlemeye eğilim ve ilerleyen yıllarda istismarcı ve çocuğunu ihmal eden bir ebeveyn olma eğilimi oluşabilmektedir.

Yorum Yap

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında

Morlevha.com Kurucusu ve Yöneticisi

Yorum Yap